Search Results: İstanbul – Amasra

You are browsing the search results for İstanbul – Amasra

Güzergah: Amasra – Amasra

Sabah kıyaya vuran dalgaların sesiyle uyanıyorum. Dün gece çadır kurmalarına yardımcı olduğum Selim abide uyanmış. Birlikte denize giriyoruz fakat denizin çadır kurduğumuz tarafı bir koy şeklinde olduğu için denizin pisliği burada birikmiş ve suda çok fazla durmadan çıkıyoruz. Kahvaltı olarak Selim abinin eşi su böreği ve elma ikram ediyor. Diğer çadırdan ise bir abla bana çay getiriyor. Hiç tanımadığım insanlardan hiç bir beklentim olmadığı halde böyle paylaşımların olduğunu görmek beni fazlasıyla mutlu ediyor. Devamını Oku →

Güzergah: Safranbolu – Bartın – Amasra

Güzel bir uykunun ardından sabah kahvaltılık bir şeyler alarak tarihi Safranbolu konakları manzarası eşliğinde başlıyorum tura. 1994 yılında UNESCO tarafından Dünya Miras Şehri olarak ilan edilmiş Safranbolu. Daha önce birkaç kez gelip gördüğüm Safranbolu’da fazla oyalanmadan Bartın istikametine yöneliyorum. Devamını Oku →

Güzergah: Bolu – Gerede – Karabük – Safranbolu

Turumun en uzun mesafesini bugün gideceğim için sabah olabildiğince erken kalkıyor ve Emre’nin annesinin hazırladığı güzel kahvaltımızı yaparak yola çıkıyoruz. Emre’de Gerede’ye kadar bana eşlik edeceği için buna çok seviniyorum. Güneşin doğuşuna doğru yol alıyoruz. Yeniçağa’ya yaklaşırken karşıdan esen rüzgar hızımızı oldukça düşürüyor ve Emre ile sürekli yer değiştirerek birbirimizin rüzgarını kesme konusunda yardımcı oluyoruz. Devamını Oku →

Güzergah: Bolu – Gölcük – Bolu

Hepimiz bu manzaraya bir kez olsun kartpostallarda veya başka bir yerde rastlamışızdır. Hesapta olmayan Gölcük’e gitme fikri Emre arkadaşımın ısrarları ile rotama dahil oluyor ve günübirlik olarak Gölcüğe gitme kararı veriyorum. Gereksiz ağırlık yapacağı içinde bagajı çıkartıyorum. Yaklaşık 15kg ağırlıkta olan bagaj ile o kadar km yol yapınca bagajı çıkarttığımda bisiklet çıplak ve kuş gibi hafif geliyor.  800 metre rakımdan 1200 metre rakıma kadar çıkmak yarınki 1400 metrelik Gerede tırmanışı için güzel antrenman olacaktı. Bolu merkezinden çıkış yaptıktan hemen sonra yokuşlar başlıyor. Yeşillikler içinde müthiş çam kokusu eşliğinde çıkılan bu yokuş her ne kadar yorucu olsa da yol kenarındaki buz gibi sulardan içtiğinizde ne yorgunluk kalıyor nede başka bir şey. Devamını Oku →

Güzergah: Mudurnu – Abant – Bolu

Oldukça konforlu bir uykunun ardından böyle bir kahvaltının beni bekliyor olacağı aklımın ucundan bile geçmemişti. Hayatımda ilk defa bu şekilde yarı pişmiş bir yumurta yedim ve köyden gelen bu yumurta harikuladeydi. Hayatımda bir ilk yaşayarak yarı pişmiş bir yumurtayı ilk defa burada yedim. Yumurtanın yanında ise yine ev yapımı olan kahvaltılıkların görüntüsü ve sunumu dahi insanın iştahını kabartacak derecedeydi. Bu kahvaltıyı böyle bir ortamda yapmak olaya tamamen farklı bir hava katıyordu. Kahvaltıdan sonra Mehmet abi ile birde hatıra fotoğrafı çekiyoruz. Bana eskilerden kalma pinokyo model bir bisiklet olduğunu ve zamanı gelince bu bisikleti de temizleyip güzel bir dekor oluşturmayı planladığını söylüyor ve benden bu konuda fikir alış verişinde bulunuyor. Mehmet abi ve Meltem abla ile vedalaşarak yeniden görüşmek dilekleri ile vedalaşıyoruz. Devamını Oku →

Güzergah: Göynük/Çubuk Gölü – Sünnet Gölü – Mudurnu

Sabah uyandığımda gördüğüm manzara karşısında Çubuk gölünün üzerine ayna mı koymuşlar yoksa dağ Çubuk gölünün içine mi düşmüş sorularına yanıt ararken evet bu göl her ne kadar bakımsız da kalsa doğal güzelliği yitirmemiş dedirtti. Hemen arka tarafımda yine bakımsız kalan yel değirmenleri bir zamanlar biz dizi filme konu olmuş. Fakat filmlerin çekiminden sonra ne yazık ki terk edilmiş haldeler. Benim görebildiğim sadece bir tanesinin kullanılıyor olduğuydu. Sanırım oda numunelik olarak kalmış. Devamını Oku →

Güzergah: Pamukova – Taraklı – Göynük/Çubuk Gölü

Dün gece son hazırlıkları tamamlayarak kısa bir test sürüşünün ardından “asıl tur şimdi başlıyor! ” düşünceleri ve heyecanı ile uyuyorum, aslında uyumaya çalışıyorum ve sabah saat 6 da uyanıyorum. Annem her ne kadar aç karnına yollamak istemesede bu saatte iştahım olmadığı için ve yola çıkma heyecanından birşey yemiyor ve yola çıkıyorum.Babam ise kapıda dikilmiş gerçekten gidip gitmeyeceğimi merak eder gözlerle beni seyrediyor ve “gitme!” demek isteyipte diyemediğini saklayamıyordu. Gerçekten gideceğimi anlamış olmalı ki yanına bisküvi falan al yolda aç kalırda yiyecek bulamazsan yersin diyordu. Bende tebessümle karşılayıp merak etmemesini ve gerekli önlemleri aldığımı söyleyip vedalaşıyorum.Bu kadar erken çıkma sebebim ise ilk gün için belirlediğim rotanın yaklaşık 96km ve yokuşlardan oluşması ayrıca yol üzerinde görülecek yerlerin çok olmasıydı. Devamını Oku →